19 Ocak 2010 Salı

ses yapmayin

evet sevgili blogdostlari gecen gun ust kattaki latino komsularim gece 5bucukta cok ses yapinca uykuda kacti ve sinirlenmedim garip bir sekilde. yatakta nasil bu kadar rahat adam oldugumu dusunup durdum. bu esnada ust kattaki arkadaslar ariva ariva diye odada dort donerken uykum iyice kacti. sabah ezani birazdan okunucakmis gibi geldi ama oda olmadi. belki de uykumun kactigini bu yuzden idrak edemeyip sinirlenmemis olabilirim.
neydi beni bu kadar rahat bir adam yapan? normalde olsa ariza cikartan her seyi kafasina takan ben gitmis yerine hosgoru abidesi baska bir ben gelmisti son bir kac aydir. hani aile aktivitelerinde kuduran cocuklara empati besleyen 50 yas ustu amcalar olur. favori laflari "cocuk onlar olucak o kadar" yada "apartmanda buyuyolar haklari bu az bile" gibisinden cumlelerdir. boyle bir ruh haline burundum diyebilirim ama sikayetci degilim acikcasi guzel ilginc birsey. ayrica bu tarz bir empati turkiyedeyken olsaydi su an turku kafe isletiyo olabilirdim.
bu rahatligi test etmek icin turkiyeye donup aile ortaminda zart diye osurmayi denemem lazim. "rahat adam", "genis adam", "amerikali olmus", "yabancilar gibi" bir takim tepkiler alirsam sasirmam.
neyse bu aralar metroda cok uyuya kalir oldum gecen gun sabahin altisinda coney island da uyanmis buldum kendimi. beni uyandiran gorevliye bir kere de operek uyandir demek istedim. yemedi. kadin beni dovebilecek kapasitedeydi. 13 istasyon geri gelmekte ustune cila oldu. konuyla ilgili i love coney island tshirtleri yaptim.
ayrica haiti ile ilgili bir kampanyaya afis yaparak katkida bulunmak gayet zewkli bir sey oldu benim icin. cunku 5 kurusum yok yardim yapabilecek. bu en iyi yoldu sanirsam.

neyse gencler benim uyumam lazim cunku gunde 5 saatten az uyursam kendimi kotu hissediyorum. evet hayvanim.
uslu durun, birseyleri ertelemeyin.

e.









1.kedi fotografina ihtiyacim vardi ve evdeki kediyi kullandim. arkadasi bu hale getirmek biraz zaman aldi tabi
2.bunu strand da gorup mutlu oldum. icini fazla kurcalamasamda turkce birseyler gormek zevkliydi.
3.coney island tshirtlerim
4.haiti isi




3 Ocak 2010 Pazar

ev hali

evet arkadaslar buzlukta duran kapali kabin icindekini bu eve tasindigimdan beri merak ediyordum. ha niye acmadin diye sorabilirsiniz o da benim tembelligim acmadim arkadas yemedi, cok alttaydi, ugrasamadim. gecen gun muhabbet esnasinda ev arkadasim olucak ayi acikladi saolsun. 2 yildir o kabin orada oldugunu ve en son eski kiz arkadasinin yemek yapip o kabin icine koydugunu, bu arkadasinda ayrilinca eski kiz arkadasina kizip kabi yerinden kipirdatmadigini butun ev ahalisi dinledik. su an kap donmus halde hala buzlukta. tabi ki soruyu sordum ve diger ev arkadasim akabinde surundu. o ayrildi di mi?.... konuyla ilgili fotografi yollamak isterdim ama su an salonda capkinlik hadisesi var. bizde ev arkadasimiza odalara cekilerek destek oluyoruz. :))))

25 Aralık 2009 Cuma

photoshop, cay, illustrator, rgb, cmyk, gece...















ofisin kapisindan geliyor bu foto. sormadim kimin icadi ama guzel de duruyor manhattan in ortasinda inadina muhalefet dercesine...















ilginc bir christmas hediyesi aldim. bunun aynisinin cumaya gittim gelicem versiyonu tasarlamayi dusunuyorum. uzerinde namaz saatlerinin oldugu yesil versiyonunu (konya edition)
yapip parayi bulma ihtimalimi sevdim.















gelelim konu basligimiza.
evet arkadasim evi home office formatina cevirdim ve yemek odasini hard core sekilde kullanmaktayim. ayrica ev arkadaslarimdan birine bu gece facebookta rastladim 4 gundur gormuyordum ve adam msg atip hoca ben 3-4 gun daha ohio dayim dedi. ulan ne zaman gittin diye de sormak istedim, dedim bosver happy christmas de gec boylesine. neyse geceleri calisma moduna gectim ve sanirsam verimli oluyor. uzun zamandir uzerimde bir agirlik var yavas is yapiyorum. ama asiyorum sanirsam.
ayrica siz sevenlerim icin geliyor
uykuu biraz uykuu butun istedigim buyduuu
new york new york
:P


az icin
e.


14 Aralık 2009 Pazartesi

cay sicakligi, kekik kokusu, ekmek doygunlugu

evet sayin seyirciler istanbuldan bekledigim kargo geldi ve icinden tabiki ozel siparisim olan cay ve caydanlik cikti. insan yasadigi evde yeni demlenmis cay kokusunu almadan oraya alisamiyo sanirsam. simdi oldu. evet sayin seyirciler simdi mutfagi daha bir benimsedim. artik taze cay kokuyor. bu tarz ayrintlarindan bahsederken basliktada ortacgile selam ettigimi hatirlatmak isterim. daha sonra yine yazarim cunku cayim soguyor...

e.

7 Aralık 2009 Pazartesi

yavas yavas

yavaş yavaş ölürler
seyahat etmeyenler,
yavaş yavaş ölürler okumayanlar,
müzik dinlemeyenler,
vicdanlarında hoşgörmeyi barındırmayanlar.

yavaş yavaş ölürler,
izzetinefislerini yıkanlar
hiçbir zaman yardım
istemeyenler.

yavaş yavaş ölürler
alışkanlıklara esir olanlar,
her gün aynı yolları
yürüyenler,
ufuklarını genişletmeyen ve
değiştirmeyenler,
elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile
girmeyen,
veya bir yabancı ile konuşmayanlar.

yavaş yavaş ölürler
ihtiraslardan ve verdikleri heyecanlardan
kaçınanlar,
tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı
görmek istemekten kaçınanlar
yavaş yavaş ölürler.

yavaş yavaş ölürler
aşkta veya işte bedbaht olup istikamet
değiştirmeyenler,
rüyalarını gerçekleştirmek için risk
almayanlar,
hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin
dışına çıkmamış olanlar.
yavaş yavaş ölürler.

pablo neruda